Köşe Yazarları

17 Aralık 2012 Pazartesi

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİLİRSİNİZ?

Sayın Başbakan R.Tayyip Erdoğan’ın yap dediklerini yapalım mı?Gör dediklerini görelim mi? Ama dün Milli Görüş gömleğiyle siyasete giren bugün A.B ve A.B.D taraftarlığıyla siyaset yapan bir Başbakan var.
12 Aralık 1997 yılında Siirt’te topluluğa konuşma yaptığı bir miting sırasında Ziya Gökalp'ın 1912 yılında Balkan Savaşı için yazdığı Asker Duası'nın değiştirilmiş bir sürümü ile; orduyu öven dizeyi söylemeden "her devrin Firavun ve Nemrutları olduğunu bunun karşısına çıkacak Musa ve İbrahimlerin engelleri aşarak pislik dolu yolları temizleyeceğini" söylemesi nedeniyle Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanmaya başlamıştı. 21 Nisan 1998 tarihinde mahkeme, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesinden “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçunu işlediği kararını verdi ve Erdoğan bir yıl hapis ve 860 TL para cezasına çarptırıldı. Daha sonra sanığın mahkemedeki tavrı ve duruşmadaki hali göz önüne alınarak cezası 10 ay hapis ve 176,6 TL para cezasına indirildi. Ceza infaz yasası gereği 10 aylık hapis cezası 4 aya indi. Erdoğan Diyarbakır DGM'nin kararını temyiz başvurusu yaptı. 24 Eylül 1998 tarihinde Yargıtay 8. Ceza Dairesi Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi kararı hükümü kesinleşti. Erdoğan 4.5 yıl sürdürdüğü İstanbul Belediye Başkanlığını bırakarak cezaevine girdi ve 26 Mart  1999 cezaevinden çıktı.
Bunun intikamını çok güzel aldı Sayın ERDOĞAN.İlk önce laiklik ilkesine taktı kafasını .Başörtülü kardeşlerimizle açık kardeşlerimizi seçimlerden dolayı birbirlerine  düşürdü. Nerdeyse herkes Atatürk düşmanı oldu. Laikliğin tanımı unutuldu adeta.Laiklik  din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ve devlet yöneticisinin gücünü dinden almadığını ancak ve ancak milletten aldığını savunan bir ilkedir. ''Bundan sonra da bizi millet olarak bekleyen çok önemli bir sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum. O da laikliği, ayrıştırıcı değil birleştirici bir ilke olarak yaşatıp gelecek nesillere taşımaktır’’diyen Başbakan nesilleri biribirine düşürmüş olmadı mı her seçim öncesinde baş örtülü kardeşlerimizi kışkırtarak ?

Başbakan Tayyip Erdoğan, `10 Kasım`ın amacı yas tutmak değildir` diyerek, Demokratik Açılım`ı, `Atatürk ilke ve idealleri ile özdeşleşen `Milli Birlik Projesi` olarak değerlendirirken İmralıya Sayın Kutsal şehitlerimize kelle derken Atatürk’ün milliyetçilik ilkesini hiçe saydığını gözler önüne sermiş olmamış mıydı ?
Türk Telekom Araplar'a , Telsim İngilizler'e , Kuşadası Limanı İsrailliler'e , İzmir Limanı Hong Kong'lulara , Araç muayene işi Almanlar'a , Başak Sigorta Fransızlar'a , Adabank Kuveytliler'e , Avea Lübnanlılar'a , Petkim Azeriler'e , Tekel'in içkisi Amerikalılar'a , Tekel'in sigarası ABD ve İngilizler'e , Finansbank Yunanlılar'a ,Oyakbank Hollandalılar'a , Denizbank Belçikalılar'a , Türkiye Finans Kuveytliler'e , TEB Fransızlar'a , Cbank İsrailliler'e , MNG Bank Yunanlılar'a , Dışbank Hollandalılar'a , Şekerbank Kazaklar'a , Yapı Kredi'nin yarısı İtalyanlar'a, Turkcell'in yarısı Finliler ve Ruslar'a , Beymen'in yarısı ABD'lilere , Enerjisan'ın yarısı Avusturyalılar'a , Garanti'nin yarısı Amerikalılar'a , Eczacıbaşı İlaç Çekler'e ,  İzocam Fransızlar'a , Demir Döküm Almanlar'a , Döktaş Fransızlar'a , POAŞ Avusturyalılar'a satarken Atatürk’ün devletçilik ilkesi  harcanmış olmadı mı ?
Şimdi ben ne diyeyim ki .Gözü olan görür , kulağı olan duyar. Seçimlerden önce vaad ettiklerini hatırlatmama gerek var mı Sayın Başbakan ? Parasız eğitim , eşit sağlık hakları , işçinin , çiftçinin yanında olacağına dair sözler  hangi birini söyleyeyim ki. Şimdi  tekrar ellerine kağıtlar almışsın size söylenenleri  söylüyorsun .Gerçeklere dönelim yüzümüzü 2023 Atatürkçülerin , Milliyetçilerin , Devletçilerin , Cumhuriyetçilerin .
Begüm DEMİRCİOĞLU
                                                                     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder