
Kimsesiz olmaları insan olmadıkları anlamına gelmez insanca yaşamak onlarında hakkı !Türkiye'de kimsesiz ve sokakta kalan oranı gitgide artıyor . Bu artışta en büyük payı da yaşlılar alıyor.Banklarda , kaldırımlarda , atmlerde gördüğümüz bu kimsesizlere '' Aaa devlet baba neden bunları toplamıyor '' demekle kalmıyoruz bir de onlardan korkuyoruz.Bugüne kadar ki hikayeler ya çocukları istememiş sokağa atılmış ya ailesini kaybetmiş kendini sokağa savurmuş kişilerin hikayelerine göz gezdirdik.Bu sefer ki ise bambaşka bir hikaye. Bu amcamızın adı Mehmet TAŞKIR. Onunla Sirkeci de karşılaştık. Uyurken fotografını çekerken aniden uyandı ve kapkara gözleri ile bana baktı. İlk önce ürktüm.''Eyvah Begüm şimdi zılgıtı yedin .''dedim. Amcam beklemediğim birşekilde ''Ne yapıyorsun çocuk .'' dedi. Bende durumu anlattım. ''Öğrenciyim ve vizem için adlı bir fotograf projesi yapıyorum.'' dedim.O da '' Ne zamandan beri izinsiz birşekilde beni çekiyorsun.'' dedi .Aslında şaşırmıştım.Benimle gayet düzgün bir şekilde konuşuyordu . Ve başka bir havası vardı .Sorusunu cevapladım ve '' Sadece bir iki fotograf çektim.'' dedim. '' Tamam o halde işin bittiyse git .'' dedi .Fırsat ayağıma gelmişçesine bir soru yönelttim ''Bana hikayenizi anlatır mısınız ?'' dedim .İşte bu sorudan sonra kızdırmayı başarmıştım.''Git başımdan sömürücü .'' dedi. Pes etmeden ikna etmeyi başardım. ''Amcacım sınav bak geçeyim kalacağım yoksa.'' derken bir baktım bende baya merak etmişim bu hikayeyi. Amcamız çok netti ''Kısa olsun uyuyacağım .'' dedi.Hemen tamam diyerek ilk sorumu yönelttim .-Buralı mısınız ?-Hayır Çanakkale.-Kaç yılında geldiniz İstanbul'a?-1990-Çanakkaleden neden geldiniz ya da aileniz de burada mı , hayatınıza ne oldu da sokakta kalmaya mecbur kaldınız? -Ben hiçbirşeye mecbur kalmam çocuk. Ben zaten çocukluğumdan beri gezerdim.Birgün canım istedi Çanakkale'den İstanbul'a geldim . O zamandan beri buradayım. Bu arada sokakta kalmaya mecbur kaldığımı kim söyledi . İşte bu cevabı hiç beklemiyordum.Bugüne kadar televizyonlardan , entrikalı programlardan bizlere bu öğretildi.Bu insanlar bir şekilde sokağa düşmüştü.Tabi ki geneli öyledir muhakkak lakin bey amcamızın durumu çok farklıymış anlayacağmız.Hikaye beni gitgide sürükledi.''Bak çocuk hemen anlatacağım sonra da kalkıp gideceksin.Seninle uğraşamam.Umarım hiç bir yerde görmem bu dediklerimi .'' dedikten sonra ben biraz tenkit hissetmedim değil.-Sustum dinliyorum.-Ben çocukluğumdan beri böyle yetiştirildim.Bir yere bağlanma duygum asla olmadı olamadı.Annem hayatı boyunca hep kaçtı. Türkiye de her ilde neredeyse yaşadım. -Anneniz neden kaçıyordu?-Bunu anlatmayacağımı biliyorsun değil mi ?-Peki o halde dinliyorum .-Nerede kalmıştık.Hatırladım .Annem kaçardı işte bizi de peşinden sürüklerdi. İki ablam var benim . Onlar benim gibi değil .Ben anneme büyüdükçe daha çok benzedim. Kaçmak kanıma o kadar işlemiş ki 16 yaşında ayrı yaşamaya başlamıştım.Her yeri gezdim .Gittiğim her yerde aşklar , dostluklar , yeni bağlar kurdum. Hepsini sonunda terkediyordum. 1990 yılında İstanbul'a geldim. Uzunca bir süre bir tamirhane gibi bir yerde çalıştım. Küçük bir odam vardı . Mutluydum .İstanbul da kalmaya o zaman karar vermiştim . Sonra birden herşey tepetaklak oldu. İşimi kaybettim.Evimden atıldım.Bende hemen Çanakkale'ye geri döndüm . Bu arada İstanbuldayken bir kadınla beraberdim . Terkedip döndüm. Bir ay sonra geri döndüm İstanbul'a .Herşeyi tekrar geri almaya karar verdim . Evimi , işimi ve beni seven kadınımı... Anneme benzemekten yorulmuştum.Aşık olduğum kadınla aynı evde yaşamaya başladık.Herkesten saklamaya çalışıyorduk o zamanlara göre. Yıllar geçti.Arada kavgada etsekte mutluyduk.2000 yılında herşeyden sıkıldım .40 yaşındaydım.Hala gezebilirdim.Aynı iş , aynı semt, aynı kadın ...Bunlardan sıkılmıştım. Herşeyime katlanan o kadını aldattım. Bunu dahi kabullendi. Boğuldukça boğuldum.10 sene dile kolay.En sonunda dayanamadım.İşten istifa ettim.Dostlarımla vedalaşmadım.Benim hatunla da sadece telefonda ''Gidiyorum ben yoruldum , sıkıldım herşeyden . Değiştiremedim kendimi . Ben böyle büyüdüm . Kaçmak , gitmek bana göre .Bağlanamıyorum . 10 sene yeterli . Üzgünüm . Kendine iyi bak .'' dedim. Konuşmasına izin vermeden kapadım telefonu. Aylar geçti . 40 yaşında olduğumdan birazda birikmişin olunca herşey sana güzel oldu. Arkamda bıraktıklarımın hiçbiri aklıma gelmiyordu. Heryerde yaşamaya başladım .Yeni hayatlara girdim , çıktım.Senin anlayacağın ufaklık herkese zarar verdim . Sen şimdi iyice merak ettin tabi . - Evet.Şimdi neden buradasın ?- O kadın işte intihar etmiş . İki yıl boyunca hep beklemiş. Birçok zorlukla karşılaşmış. Bana sonra cenazesine gittiğimde arkadaşlar anlattı.Bana bir not yazmış.''İşte şimdi seninle heryerdeyim.Bize iyi bak sevgilim ..'' Notu amcamız cebinde hala saklıyordu. Bana da gösterdiğinde gözlerim doldu. Son bir sorum kalmıştı.-Şimdi neden sokaklardasın o halde ?-Onu benimle heryere götürüyorum . Türkiye'yi gezdik . Ama her yolculuktan sonra İstanbul'a uğrar .Yadederim geçmişi . Bu gelişimde sana çattım . -Ağzım açık kaldı . Ben böyle bir hikaye beklemiyordum . -Ben ne terkedilmiş bir adamım , ne de ailesi tarafından sokağa atılmış biri . Benden sana malzeme olmaz yani ufaklık .Bilmiyorum bu sizinle paylaştığım küçük bir hayat hikayesi kimsesizlerle ilgili ufkumuzu genişletebilir mi ? Korktuğumuz kimi zaman yolumuzu değiştirdiğimiz bu insanlar aslında bizlerden biri. Bizim yaptığımız hataları , yaşadığımız hayatların benzerlerini yaşamışlar. Benim en büyük şansım ise tesadüfen karşılaştığım bu ilginç hayat hikayesi. Kaçmak ya da gitmek bazen hatta hiçbir zaman çözüm değildir. Sadece kaybetmektir.
BEGÜM DEMİRCİOĞLU
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder