Yaşanılan düzen yapılan saygısızlıklar açılan yaralar.
Düşünce; çağdaş, aydın bir kesime ait değil dünyadaki tüm insanlara ait Yaradan'ın verdiği bir lütuftur.Kimse hiç bir şekilde bunu engelleyemez sansür edemez.Altmışlardan günümüze kadar gelen sağ sol sempatizanlığı hala birbirini kemirmekte, birbirine zarar vermektedir.Anlamadığım nasıl olurda okuyan yani aydın kesim olarak nitelendirdiğimiz bu kişi ve kişiler halen birbirine zarar vermekte.Güya toplumun cehalet içinde yaşamakla bırakılmış insanlara gerçekleri gösterecek olan bu kişiler nasıl olurda birbirlerine sırf düşünceden ötürü zarar verebilirler.O zaman ne farkın kaldı genç senin hırlıdan, hırsızdan, katilden ...
İlk önce yazmak, paylaşmak varken bu öfke, bu hırs, bu kazanma duygusu nereden geliyor.Bu kadar basit mi can yakmak küfür etmek? Hele öğrencilere, okumuşlara ,yetişkinlere,kendilerini çağdaş demokrat diye nitelendirip ardından en ufak bir karşıt görüşte dikta eden sadece kendi doğruymuş gibi davrananlara söylemek istiyorum. Elinizde kağıdınız, kaleminiz, birikiminiz varken sonuç vermeyen ki( bu 70-80 li yıllar en büyük örneklerdir)kavgalardan, hırçınlıklardan uzak durup halkımızı aydınlatalım doğruları göstermeye çalışalım diyemiyoruz.Bu kadar önemli mi insani iç güdülerimiz.
Köşe Yazarları
düzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düzen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Kasım 2010 Cumartesi
Kurulu Düzen
Bir oyun sahnesi ...
Oyunun içindekiler ŞAHLAR ZENGİNLER FAKİRLER
Aslında yaşadığımız bu düzende bu üçlemeyle varlığını devam ettiriyor.
Şah halkına her fırsatta beklentilerini sunuyor.Daha çok iş , daha çok vergi istiyor .İktidarın diliğiyle sayın değerli halkından.Aslında onun için hiçbir önemi olmayan halkın nasıl ve ne şartlarda yaşadığı umurunda bile değil. Ki umurunda olsa geçici çözümler yerine kalıcı çözümlerle düzeni devam ettirir.Fakat iktidar öyle yapmaz işine gelince sevgili halkım işine gelmeyince ananı da al git.Neden ?İyi ve düzgün şartlarda yaşamını devam ettirmek için çıkarlarını koruyabilmek, iktidarda kalabilmek için elindekini kaybetmemek için.
Zenginler susuyor .Çünkü iktidarın isteklerini kolayca karşılayabiliyor.Etliye sütlüye karışmıyor anlayacağınız. O da işini biliyor baktı ki iktidar onun beklentilerine çıkarlarına ters bir harekette bulunduğunda en kötü iktidar o iktidar oluveriyor.Ta ki anlaşmaya varılana kadar .Zengin neden böyle davranıyor?Elindekine zarar gelmesin, yaşayabilsin hemde en rahat şekilde yaşamak için o da sömürüyor önüne her çıkanı acımasızca.bu işinde adı ticaret oluyor onlar için''Ben kolay zengin olmadım ki ''diyor.Sokakta yatan adamı, çocuğu düşünmeden .
Fakirler bazen de olsa bu acımasızca işe namı diğer ticarete isyan ediyor.''Bu düzen bizim değil sizin düzeniniz.'' diyor.'' Ben keriz değilim kardeşim.'' diyor.Ta ki gücü bitene kadar .Bakıyor ki elinde avucunda birşeyi kalmıyor o da mecburen kurulu düzene devam ediyor.Yaşamak için, hayatını devam ettirebilmek için elindekini kaybetmemek için.
Bu kurulu düzendeki her oyuncu aslında tek bir arzu içinde; elindekini kaybetmemek, yaşamak için .Tek farkları biri en iyi mevkii ile yaşamak, biri iyi bir şekide yaşamını sürdürmek diğeri ise sadece yaşayabilmek için .
Oyunun içindekiler ŞAHLAR ZENGİNLER FAKİRLER
Aslında yaşadığımız bu düzende bu üçlemeyle varlığını devam ettiriyor.
Şah halkına her fırsatta beklentilerini sunuyor.Daha çok iş , daha çok vergi istiyor .İktidarın diliğiyle sayın değerli halkından.Aslında onun için hiçbir önemi olmayan halkın nasıl ve ne şartlarda yaşadığı umurunda bile değil. Ki umurunda olsa geçici çözümler yerine kalıcı çözümlerle düzeni devam ettirir.Fakat iktidar öyle yapmaz işine gelince sevgili halkım işine gelmeyince ananı da al git.Neden ?İyi ve düzgün şartlarda yaşamını devam ettirmek için çıkarlarını koruyabilmek, iktidarda kalabilmek için elindekini kaybetmemek için.
Zenginler susuyor .Çünkü iktidarın isteklerini kolayca karşılayabiliyor.Etliye sütlüye karışmıyor anlayacağınız. O da işini biliyor baktı ki iktidar onun beklentilerine çıkarlarına ters bir harekette bulunduğunda en kötü iktidar o iktidar oluveriyor.Ta ki anlaşmaya varılana kadar .Zengin neden böyle davranıyor?Elindekine zarar gelmesin, yaşayabilsin hemde en rahat şekilde yaşamak için o da sömürüyor önüne her çıkanı acımasızca.bu işinde adı ticaret oluyor onlar için''Ben kolay zengin olmadım ki ''diyor.Sokakta yatan adamı, çocuğu düşünmeden .
Fakirler bazen de olsa bu acımasızca işe namı diğer ticarete isyan ediyor.''Bu düzen bizim değil sizin düzeniniz.'' diyor.'' Ben keriz değilim kardeşim.'' diyor.Ta ki gücü bitene kadar .Bakıyor ki elinde avucunda birşeyi kalmıyor o da mecburen kurulu düzene devam ediyor.Yaşamak için, hayatını devam ettirebilmek için elindekini kaybetmemek için.
Bu kurulu düzendeki her oyuncu aslında tek bir arzu içinde; elindekini kaybetmemek, yaşamak için .Tek farkları biri en iyi mevkii ile yaşamak, biri iyi bir şekide yaşamını sürdürmek diğeri ise sadece yaşayabilmek için .
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)