Köşe Yazarları

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Süleyman Seba'nın Ardından...

Orman yaptığı konuşmada,"Değerli konuklar, Beşiktaşlılar... Acımız çok büyük...Beşikaşı'ın çok önemli bir çınarını daha kaybetmiş bulunuyoruz. Çok önemli bir spor adamını kaybetmiş bulunuyoruz. Çok önemli bir barış insanını kaybetmiş bulunuyoruz. Farkındaysanız, büyük felaketlerden sonra bile bütün toplumun kavga ettiği durumlarda siyasetçileri, spor insanlarını ve tüm Türkiye'yi bir araya getirebilecek önemli bir insanı kaybettik. Bize çok şey öğretti Süleyman Ağabey... Beşiktaşlılık duruşunun simgesi olan insandı. Zarafeti, centilmenliği, rakiplere saygı duymayı, hak yememeyi Süleyman Ağabey'den öğrendik. Şeref'iyle oynamayı, Hakkı'yla kazanmayı bize O öğretti. Hepimizin Süleyman Ağabey ile bir anısı var. Burada eski yönetici arkadaşları, dostları, Beşiktaş Camiasından birçok insanla anısı var. Bu anılar O, ne kadar rahmete ulaşsa da bizlerle beraber yaşayacak. Allah rahmet eylesin, Allah bizlere ona layık olmayı nasip etsin. Bu stadı bir an önce bitirip ona layık olmaya çalışacağız. Süleyman Ağabey bir sözü çok kullanırdı: "Bazılarını bir zaman için aldatabilirsiniz, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz ama herkesi her zaman aldatamazsınız." Süleyman Ağabey bizi hiçbir zaman aldatmadı. Ona camiam adına teşekkür ediyorum. ifadelerini kullandı. TARAFTARDAN STAT İSMİ TALEBİ Vodafone Arena'da Süleyman Seba için düzenlenen tören sırasında taraftarlar stadın ismi için düşüncelerini toplu halde ve tezahürat yaparak dile getirdiler. Başkan Fikret Orman'ın konuşması sırasında yükselen tezahüratta "Seba yapsana Seba yapsana, Stadın adını Seba yapsana" diye tempo tutan taraftarlar, Fikret Orman'ın konuşmasının kesilmesine de sebep oldular. Bilindiği gibi Beşiktaş Yönetimi inşaası devam eden İnönü Stadı'nın isim hakkı için Vodafone ile sözleşme yapmış ve stadın ismi Vodafone Arena olarak belirlenmişti. "Sadece Beşiktaş’ın değil Türk sporunun onursal başkanıydı" Törende Süleyman Seba’nın ailesini temsilen Prof. Dr. Ayhan Kızıl bir konuşma gerçekleştirdi ve şunları söyledi: “Değerli ağabeyimin cenaze töreninde konuşmak gerçekten çok güç. Spor camiasına idol olmuş, gönüllerde yer tutmuş bir insandı Seba. Bunun ispatını bugünkü cenaze töreninde görüyoruz. Buraya gelerek acımızı paylaşan herkese teşekkür ediyorum. Medyada Seba anlatılıyor. Yaptıkları gösteriliyor. Şimdi dirilse ‘ben bunları yapmadım’ der. 6 ay süren rahatsızlığı boyunca desteklerini esirgemeyen Beşiktaş JK Başkanı Fikret Orman ve Rahmi Koç’a teşekkürlerimi sunuyorum. İnsanlar görevleri boyunca takdir edilmeyebilirler ama toplum onları değerlendirir ve bir köşeye koyar. Süleyman Seba, sadece Beşiktaş’ın değil Türk sporunun onursal başkanıydı. Süleyman ağabey; ruhun şad, cennetin mekan, yolun açık olsun.” dedi.

Begüm Demircioğlu

http://www.farkindayiz.org/makale/suleyman-sebanin-ardindan

Kanunsuzlar

Kanunsuzlar filmi yakında seyirciye sunuluyor. Teaserların beğeni toplaması sonucunda filmin çok beğenileceği konuşuluyor.
Barış Erçetin'in yönetmenliğini üstlendiği Kanunsuzlar filminin konusu ise;
İso ve Cengo adlı iki kafadarın, 1965 model kırmızı Mustang arabalarıyla atıldıkları sıra dışı yol macerasını konu alan film, sinemamızda pek fazla girilmemiş denizlere dalmayı hedeflemiş.
Müziğinin PMC ailesinin üstlendiği yapımın şarkıları ise yıla damga vuracak cinsten duruyor. Film müziği Patron, Hayki, Saian ve Sürveyan seslendirecek aynı zaman da Saian’ın “Kanunsuzlar” isimli parçası da filmin bir bölümünde yer alacak.
Yönetmen Kerem Topuz'un senaryosuna imza attığı ve yapımcı koltuğuna Orçun Benli'nin oturduğu film, ülkemiz izleyicisiyle 26 Eylül tarihinde buluşacak.
Begüm Demircioğlu
http://www.farkindayiz.org/makale/kanunsuzlar

2014 Yılının En Çok Okunan Kitapları

2014 yılının en çok okunan kitapları başarılarından söz ettiriyor. Kürşat Başar’dan, Yılmaz Özdil’e, Elif Şafak’a, Ahmet Batman’a kadar siyasi, romantik, bilimsel, sanatsal her türden kültürel zenginliğe sahip olduk. Bu yıl yazarlar yazdı bizde onların hayal dünyalarının esirleri olduk. 1) Kapalı Gişe Yalnızlık Serkan Özel 2) İsim Şehir Artist Yılmaz Özdil 3) Bana Allah Yeter Uğur Koşar 4) Papatya Kokulu Hikayeler Ender Haluk Derince 5) Menekşe Kokulu Hikayeler Ender Haluk Derince 6) Yaz Kürşat Başar 7) Deliduman Emrah Serbes 8) Kayıp Sicil Erdoğan’ın Çalınan Dosyası Soner Yalçın 9) Allah De Ötesini Bırak Uğur Koşar 10) Ustam ve Ben Elif Şafak 11) Soğuk Kahve Ahmet Batman 12) Sabah Uykum Ahmet Batman 13) Bukre Kahraman Tazeoğlu 14) Sonun Geldi Sevgilim Tuna Kiremitçi 15) Kocan Kadar Konuç Şebnem Burcuoğlu İşte bu yıl yazımıza renk katan kitaplarımız türk yazarlarımız ve yazdıkları eserler. Kimi yazarımız yazın sıcaklığıyla kavururken gözyaşlarıyla serinletir, kimi yazarımız politik dünyamızı güncellememize, kimi yazarımız ise maneviyatımıza yön vermemize sebep oluyor. Bu yaz 15 eseri de kütüphanelerinizden eksik etmeyin.

Begüm Demircioğlu

http://www.farkindayiz.org/makale/2014-yilinin-en-cok-okunan-kitaplari

Marmara Üniversitesi`nde Öğretim Üyelerinin Görev Süreleri 6 Aya İndiriliyor

Biat etmeyen Marmara Üniversitesi öğrencilerinin ve öğretim görevlilerinin fişleme, sınavlardan geçirmeme, kendi düşüncesini dikta etmeye çalışan Dekan Yusuf Devran Ve Marmara Üniversitesi Rektörü Zafer Gül’ü istifa etmeleri gerek. Devran’ın dekanlığını yaptığı iletişim fakültesinden öğrencisini yazdığı yazıdan dolayı okuldan atma, uzaklaştırma çabalarından hepimiz hatırlıyoruzdur. Kısaca bu durumun ve diğerlerinin ardından sürelerinin uzatılması ile karşılaşılması EĞİTİM-SEN’i ayağa kaldırdı.
Daha önce okuldaki öğrenci ve öğretim görevlilerine yönelik baskıcı yöntemleriyle gündeme gelen, yüksek lisans alımları öncesi öğrencileri fişleyen ve buna karşı gelen doçente sözlü ve fiziki saldırıda bulunan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran ile Temmuz 2010`da göreve geldiğinde üniversiteyi kendisinden farklı düşünenlerden arındıracağını, kendi sözleriyle "ideolojik saplantılılardan temizleyeceğini" ilan eden Marmara Üniversitesi Rektörü Zafer Gül, öğretim üyelerinin kurul kararıyla 1 senelik uzatılan görev sürelerini keyfi şekilde 6 ay uzatıyor. Bu karar doğrultusunda, önce Eğitim Sen İstanbul 6 No`lu Şube yöneticimizin ve şimdi de 8 İletişim Fakültesi öğretim görevlisinin görev süreleri 6 ay uzatıldı.
Eğitim Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi, bu keyfiliği kamuoyuna açıklamak üzere konuya ilişkin "Marmara Üniversitesi Rektörü Zafer Gül ve İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran İstifa! Üniversitemizi, Akademik Özgürlüğümüzü, Sendikal Hak ve Özgürlüklerimizi Baskı Altına Almanıza İzin Vermeyeceğiz!" başlıklı açıklama yaptı.
Açıklamada, AKP iktidarı ve temsilcisi rektörlerin kendileri gibi düşünmeyen, kendilerine el pençe divan durup biat etmeyen tüm üniversite emekçilerine disiplin soruşturmalarından işsiz bırakmaya kadar uzanan mekanizmalarla baskı kurduğu, bu baskılardan en çok nasiplenenlerin ise Eğitim Sen`li sendika üyeleri, işyeri temsilcileri ve yöneticiler olduğu belirtildi.
Yıllar boyunca ilgili kurul kararları doğrultusunda birer sene uzatılan öğretim elemanlarının görev sürelerinin, hem hukuki mevzuata ve içtihada hem de akademik teamüle aykırı bir şekilde 6 ay uzatılmasının bilimsel özgürlüğe açık bir tehdit olduğunun belirtildiği açıklamada, "Peki neden böyle bir uygulamaya gitmektedir rektör Zafer Gül ve Yusuf Devran? Çünkü Eğitim Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi yöneticileri ve üyeleri, Anayasa, yasa, yönetmelik ve Başbakanlık genelgeleriyle koruma altına alınmış sendikal faaliyetleri sürdürmeye, haklarını aramaya inatla devam etmektedir. Ve belli ki bu, kendisi gibi düşünmeyenleri ve haklarını arayanları üniversitede barındırmamaya ant içmiş rektör Zafer Gül ve Yusuf Devran gibi yöneticilerinin tüylerini diken diken etmektedir" denildi.
Marmara Üniversitesi`nin Eğitim Sen üyelerini sindirmek ve baskılamak üzere kimi uygulamaları ve bu uygulamalara karşı verilen mücadele ise şöyle hatırlatıldı:
Daha önce de KESK‘in 4-5 Haziran 2013`de "İnsanca Yaşam, Güvenceli İş ve Gelecek" talebi ve Gezi Parkı direnişi esnasında ülke çapındaki polis şiddetini protesto etmek üzere gerçekleştirilen iş bırakma eylemine katılan İletişim Fakültesi`nden Eğitim Sen üyesi on bir araştırma görevlisi hakkında Marmara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştı. Bunun üzerine yurtiçi ve yurtdışından toplam 206 üniversiteden 789 akademisyen ve gazeteci, yazar, siyasetçi, aktivist, öğrenci ve her meslek grubundan toplam 1.431 kişi, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü`nü hukuksuz soruşturmaları geri çekmeye, İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran`ı da akademik personelin anayasal, demokratik ve sendikal haklarını kullanmalarını engellemekten vazgeçmeye çağırmışlardı."
"Baskıyla ve hukuksuzlukla karşı karşıya kalan tüm öğrenciler, öğretim elemanları ve üniversite çalışanları ile dayanışma içindeyiz"
Üniversiteler Şubesi, Marmara Üniversitesi`nin bu uygulamaları ve gelinen son aşamayı şöyle değerlendirdi:
"Belli ki bu çağrıyı dikkate almadıkları gibi açtıkları soruşturmalar da yetmemiş şimdi sıra işsizlik tehdidine gelmiştir. Hak, hukuk, adalet ve özgürlük anlayışına karşı padişahvari yöneticiliği ön plana çıkaran Marmara Üniversitesi rektörü Zafer Gül ve İletişim fakültesi dekanı Yusuf Devran, yöneticimizi ve üyelerimizi işsiz bırakma ile tehdit ederek farklı düşünen bütün üniversite emekçilerine gözdağı vermek istemektedir.
Soruşturmalar ve son olarak işsizlik tehdidi, ifade özgürlüğüne ve akademik özgürlüğe açık bir saldırıdır. Bu saldırının muhatabı tüm bilim insanları, tüm akademisyenler, tüm üniversiteliler, özgür bilim ve eleştirel düşüncedir.
Bugüne kadar bu tarz baskıcı uygulamalara karşı asla boyun eğmemiş olan bizler;
- Marmara Üniversitesi rektörü Zafer Gül ve İletişim Fakültesi dekanı Yusuf Devran gibi yöneticilerinin bu hukuksuz, adaletsiz, vicdansız ve insafsız uygulaması karşısında Marmara Üniversitesi Öğretim elemanlarını asla yalnız bırakmayacağımızı,
- Hukuki yollar dahil olmak üzere, bu keyfi uygulamaya son verilinceye kadar mücadele edeceğimizi,
- Her türlü mobbing, baskı, sürgün, soruşturma ve hukuksuzluk karşısında yılmayacağımızı, direneceğimizi, emekten ve demokrasiden yana tavrımızı sürdüreceğimizi,
- Eleştirel ve muhalif düşünceleri, akademik çalışmaları, politik ve sendikal faaliyetleri sebebiyle baskıyla ve hukuksuzlukla karşı karşıya kalan tüm öğrenciler, öğretim elemanları ve üniversite çalışanları ile dayanışma içinde olduğumuzu duyuruyoruz.
- Hukuk ve adalet duygusuna sahip başta üniversite kamuoyu olmak üzere tüm kamuoyunu da sesimizi duymaya sesimize ses katmaya davet ediyoruz.
Begüm Demircioğlu
http://www.farkindayiz.org/makale/marmara-universitesinde-ogretim-uyelerinin-gorev-sureleri-6-aya-indiriliyor

"Tüzüğü Uyguladık"

Bir barış idolünü yitirdik aslında. Sadece Beşiktaş’ın başkanı değildi Süleyman Seba. O bir taraftar, aydın düşünceli bir insandı. Kendinden, çevresinde önce bile Beşiktaş ve taraftar geliyordu. Bir çınar yitirdik aslında. Beşiktaş’ın “ Tüzüğün gereği” diyerek başkanlığı aldığı bir başkandı o … Beşiktaş Kongre üyesi Tuğrul Yenidoğan tarafından sosyal medyaya düşen ve paylaşım rekoru kıran bir mektup ile yazıma devam edeceğim.
Sayın Süleyman Seba
Beşiktaş J. Kulübü
Akaretler

"Beşiktaşımız: yenilmez unvanını korumak ile birlikte, beraberlikle neticelenen maçlarının sayısı artmaktadır. Tabi insan hep yenmeye alışınca, bir puan almak dahi tatmin etmez oluyor.
Önümüzdeki çetin maçlar var. Arkadaşların çok iyi hazırlanmaları ve taraftarı tatmin edici neticeler almalarını canı gönülden temenni ederim.
Tertip etmiş olduğunuz piyangodan Uğur Ekşioğlu bey 50.000 adet almıştı. Bunları şirketlerimiz ve bayilerimizin gayreti ile satmaya muvaffak olduk.
Zatıalinize, 1.276.571.298lik bir çek taktim ediyorum. 1.250.000.000 TL bilet ücreti, 26.571.298de satılan biletlerin bu aradaki faiz farkıdır.
Her zaman belirttiğim gibi, zatıalinizin dirayetli ve ciddi idarenin sonucu, kulüpte, ahenk, birlik ve dirlik vardır.
Bunun böyle devam etmesini diler. Zatıalinize, Uğur bey ile birlikte idare heyeti üyelerine sevgi ve saygılarımızı sunarım."
Rahmi Koç
İşte Rahmi Koç böyle bir mektupla bağışında bulundu. Güveni, saygısı, inanışı tamdı Süleyman Seba’ya yanılmadı da zaten Rahmi Koç. Helikopterle gelen para, ve diğer maddi katkıları ise Rahmi Koç ile ebediyete intikal eden Süleyman Seba arasında kaldı. İşte böyle yardımsever bir insan Divan Kurulu üyeliğinden düşürüldü. “Tüzüğü uyguladık”

26 Şubat 2013 Salı

Yaşa Bir Çınar Gibi

Ve unut Aşk Tanrısını
Vazgeç Eros'u aramaktan
Sevdiklerini mutlu etmeye çalış
Sevenlerin sevdiklerinin yanında ol
Bazen mutluluğu paylaşarak yaratabilirsin 
Ve başklarının çocuklarını severek özlemini giderebilirsin
Hayatının eksikliklerini tamamlanmış hayatlarla doldur 
Ve yaşa bir Çınar gibi
Güçlü yalnız ve başkalarının sırtını sana yaslamalarına izin vererek...
Begüm DEMİRCİOĞLU

Artık Sevgilim Değilsin

artık sevgilim değilsin 
Ellerinden tutamıyorum 
Gözlerine o aşkla bakamıyorum
Uyurken elinden tutamıyorum
En acısı beraber uyuyamıyorum
Artık sevgilim değilsin 
Hayatına bir kadın  girerse 
Mutluluğunu göremem
Kör olurum çünkü görmek istemem
Umudunla yaşamak 
Umudum olman 
Ama artık sevgilim değilsin 
Ve gökme seninle bakamam
Yasaksın sen bana
Oysa ben sana yasak değilim
Ben tutamam ellerinden ama senin beni kurtarmanı bekliyorum
Artık sevgilim değilsin ve unutamıyorum 
Unutma beni
Benliğimdeki aşkını
Bir hıristiyan gibi Yüce İsa adına
Bir müslüman gibi Resulullah aşkına
Gökyüzüne çıkar ve yaşat 
Bu sevgiyi anca günahsız sen yaşatabilirsin
Artık sevgilim değilsin sevgili
Ve ruhum Lucifer'a teslim olmak üzere 
Cehenneme gönderme aşkını
Kurtar beni bir dost gibi ya da unutma beni 
Begüm DEMİRCİOĞLU