Köşe Yazarları

18 Ağustos 2014 Pazartesi

"Tüzüğü Uyguladık"

Bir barış idolünü yitirdik aslında. Sadece Beşiktaş’ın başkanı değildi Süleyman Seba. O bir taraftar, aydın düşünceli bir insandı. Kendinden, çevresinde önce bile Beşiktaş ve taraftar geliyordu. Bir çınar yitirdik aslında. Beşiktaş’ın “ Tüzüğün gereği” diyerek başkanlığı aldığı bir başkandı o … Beşiktaş Kongre üyesi Tuğrul Yenidoğan tarafından sosyal medyaya düşen ve paylaşım rekoru kıran bir mektup ile yazıma devam edeceğim.
Sayın Süleyman Seba
Beşiktaş J. Kulübü
Akaretler

"Beşiktaşımız: yenilmez unvanını korumak ile birlikte, beraberlikle neticelenen maçlarının sayısı artmaktadır. Tabi insan hep yenmeye alışınca, bir puan almak dahi tatmin etmez oluyor.
Önümüzdeki çetin maçlar var. Arkadaşların çok iyi hazırlanmaları ve taraftarı tatmin edici neticeler almalarını canı gönülden temenni ederim.
Tertip etmiş olduğunuz piyangodan Uğur Ekşioğlu bey 50.000 adet almıştı. Bunları şirketlerimiz ve bayilerimizin gayreti ile satmaya muvaffak olduk.
Zatıalinize, 1.276.571.298lik bir çek taktim ediyorum. 1.250.000.000 TL bilet ücreti, 26.571.298de satılan biletlerin bu aradaki faiz farkıdır.
Her zaman belirttiğim gibi, zatıalinizin dirayetli ve ciddi idarenin sonucu, kulüpte, ahenk, birlik ve dirlik vardır.
Bunun böyle devam etmesini diler. Zatıalinize, Uğur bey ile birlikte idare heyeti üyelerine sevgi ve saygılarımızı sunarım."
Rahmi Koç
İşte Rahmi Koç böyle bir mektupla bağışında bulundu. Güveni, saygısı, inanışı tamdı Süleyman Seba’ya yanılmadı da zaten Rahmi Koç. Helikopterle gelen para, ve diğer maddi katkıları ise Rahmi Koç ile ebediyete intikal eden Süleyman Seba arasında kaldı. İşte böyle yardımsever bir insan Divan Kurulu üyeliğinden düşürüldü. “Tüzüğü uyguladık”

26 Şubat 2013 Salı

Yaşa Bir Çınar Gibi

Ve unut Aşk Tanrısını
Vazgeç Eros'u aramaktan
Sevdiklerini mutlu etmeye çalış
Sevenlerin sevdiklerinin yanında ol
Bazen mutluluğu paylaşarak yaratabilirsin 
Ve başklarının çocuklarını severek özlemini giderebilirsin
Hayatının eksikliklerini tamamlanmış hayatlarla doldur 
Ve yaşa bir Çınar gibi
Güçlü yalnız ve başkalarının sırtını sana yaslamalarına izin vererek...
Begüm DEMİRCİOĞLU

Artık Sevgilim Değilsin

artık sevgilim değilsin 
Ellerinden tutamıyorum 
Gözlerine o aşkla bakamıyorum
Uyurken elinden tutamıyorum
En acısı beraber uyuyamıyorum
Artık sevgilim değilsin 
Hayatına bir kadın  girerse 
Mutluluğunu göremem
Kör olurum çünkü görmek istemem
Umudunla yaşamak 
Umudum olman 
Ama artık sevgilim değilsin 
Ve gökme seninle bakamam
Yasaksın sen bana
Oysa ben sana yasak değilim
Ben tutamam ellerinden ama senin beni kurtarmanı bekliyorum
Artık sevgilim değilsin ve unutamıyorum 
Unutma beni
Benliğimdeki aşkını
Bir hıristiyan gibi Yüce İsa adına
Bir müslüman gibi Resulullah aşkına
Gökyüzüne çıkar ve yaşat 
Bu sevgiyi anca günahsız sen yaşatabilirsin
Artık sevgilim değilsin sevgili
Ve ruhum Lucifer'a teslim olmak üzere 
Cehenneme gönderme aşkını
Kurtar beni bir dost gibi ya da unutma beni 
Begüm DEMİRCİOĞLU


26 Ocak 2013 Cumartesi

Hayaller

Uçmak istiyorum
Çocukluğum en büyük hayaliydi uçmak
Özgür olabileceğimi böyle düşünürdüm
Her gece yatağımda uçmayı hayal ettim
Rüyalarım özgürlük doluydu
Sonra büyüdüm...
Hayallerimin yerini gerçeklikler aldı
Hayallerim var diye güçsüz sandılar
Hayalperest dediler
Hayalleri yoktu çünkü
Onu bu yozlaşmış dünya da harcamışlardı
Ve yalan olan herşeyi yaşıyorlardı
Evet belki hayalperesttim
Ama gerçektim
Hayallerim amaçlarımdı
Sonra büyüdüm
Yavaş yavaş bende herkesleştim
Hayallerim gerçeklerle boğuştu
Kim kazandı diye sormayın
Hala büyük bir savaş içindeyim
Kan revanda kalsam bu savaşta
Hayallerimin kazanmasını istiyorum
Dünyaya bir çocuk kadar masum bakabilmek için ...
BEGÜM DEMİRCİOĞLU

24 Ocak 2013 Perşembe

KÖR GÖZLER

Uzunca gökyüzüne bak
Gökkuşağını görüyor musun ?
Bak gökkuşağında yürüyen minik çocuklar var
Görmüyor musun hala ?
O kadar mı umutsuzsun ?
O kadar mı kör gözlerin ?
Mutluluğu zehir sanacak kadar aptal mısın ?
Mutluluğu hayal edip varedemeyecek kadar yoksun musun sevgiden?
BEGÜM DEMİRCİOĞLU

21 Ocak 2013 Pazartesi

HAYVAN REFAHI ADIYLA KATLİAM

Derin nefes alın . İnsanlığın sonu geliyor . Yok öyle kıyamet kopacak gibi palavralar sıkmayacağım. Kıyametimizi her zaman olduğu gibi insanoğlu getiriyor. Sessiz kalmak zorunda olan canlıları katleden bir dünya da yaşıyoruz .Hee şimdi herkes der ki '' Bu canilerden nefret ediyoruz , onlarla aynı evrende bulunduğum için tiksiniyorum .'' Yok öyle birşey bu duruma susan herkes bu katiller kadar katildir.Diyeceksiniz ki ne oluyor ? Şöyle açıklayayım ..

KKTC nam-i diğer yavru vatan kimsesiz sokak hayvanlarına ötenazi kararını yasa olarak kabul etti. Sadece bir avuç hayvansever bunun için imza kampanyası başlattı. Sessizliğe mahkum kalmış bu hayvanlara sorulmadan öldürülmesi de bir faşisizm değil midir ?

Hayvanları sadece bir parça yiyecek ödülüyle sirklerde izlerken keyif alıyoruz .O da yetmiyor onları küçük zevklerimiz için öldürüyoruz .Sonra cinsine göre hayvan seçiyoruz .Sonra da hayvansever oluyoruz . Buna  bünyevi zevklerimizi yerine getirmeye çalışırken onları canını almak denir. Ve gerçekten utanç içindeyim KKTC'nin böyle bir yasayı sunmasından. Aslında yasa kabul edilmişti.İşte o bir avuç dediğim gerçek hayvanseverlerin mücadelesi sonucunda yasa Cumhurbaşkanlığına gönderildi.Enine boyuna tartılacakmış .Ötenazinin gerekli olup olmadığı kanısına öyle varılacakmış.Yazık... Hala gerekli olup olmadığı denilip konuşulacağı söyleniyor. Neyi tartışıyorsunuz anlamıyorum ki .Sizlere bu HAYVAN REFAHI adıyla sunulan yasanın bir diğer yüzünü de göstermek istiyorum.

KKTC Meclisi ötenazinin son çare olarak kullanacağını belirtmekten geri kalmıyor . Belediyenin bu sokak hayvanlarına tanıyacağı 10 gün süreleri var. 10 gün süreyle barınaklarda, ağıllarda veya uygun yerlerde tutulmasını sağlayacak, bu sürenin sonunda sahibi ya da bakıcısı tarafından aranmayan hayvanlar için gerekli duyuruları yaparak 20 gün süreyle sahiplendirmeye çalışacak.Lakin cinsine göre hayvan seven bir dünya da yaşadığımız için ve maalesef gerçek hayvansever nüfusu az olduğu için onları ölüme sürüklüyor olacağız.Ve son adıma gelen sahiplendirilemeyen, hayvan koruma dernek veya örgütleri tarafından kabul edilmeyen hayvanlara veteriner hekim kontrolünde ötenazi uygulanacak.
Yasayı hep kötüledim .Şu bir gerçek ki bu yasa düzenlenirse   hayvanını kaybedenler bu yasa sayesinde ona kavuşabilecek.Bu da yasanın iyileştirilmesi ve yeniden düzenlenmesini gerektiriyor. Bu yasanın tepkilerini araştırırken hayvan severlerin karşı çıktığı diğer noktalar ise korkunç bir şekilde duruyor karşımızda:Hayvanlar insanların zevki için yarıştırılabilecek.Bünyevi zevklerimizi yerine getirmek için acımasızca kullanılabilecek. Kimler yarış yaptırabilir, bu yarışları  kimler organize edebilecek , yarışa katılabilecek olan hayvanların sağlık durumu vs gibi maddeler içeriyor.  Garip olan şey ise Hayvanları Koruma Derneği bunu onaylıyor.İşte burada kafam tamamen karışıyor.Yoksa Hayvanları Koruma Derneği kör mü  ? Hatta büyük bir paradoks hayvan sevmiyorlar mı ?
Bir diğer konu ise hayvanlar üzerinde istenilen deneyin yapılabilecek olmasını da HAYVAN REFAHI YASASI yasallaştırıyor .Yasanın savunması da bu deneylerinde belli şartlar doğrultusunda yapılabilecek olması. Oysa Hayvan Hakları Evrensel Bildirisi’ne göre; bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğar ve var olma hakkına sahiptirler.

Şimdi bana birçok kişi bu dünyada insanlar ölüyor diyecek , açlık var , eğitimsizlik var diyecekler.Sadece şunu söylüyorum. Açlık , ölüm bunlar sosyopolitik sorundur.Vicdansızlık merhametsizlik ise insanoğlunun maneviyatsızlaştığını gösteren bir sorundur. Bu sorun şuan sessiz kalma zorunda olan hayvanların canını almaya çalışıyor .Emin olun bununla yetinmeyecek .Vicdansızlığımız ve bu duruma suskunluğumuz kendi katilimiz olmamıza neden olabilir .!
BEGÜM DEMİRCİOĞLU

19 Ocak 2013 Cumartesi

Söyleyemediklerimin Mektubu

Hatalar yaptım
Bu sana hiç söyleyemediklerimin mektubu olsa gerek
Bir gün evleneceğim belki
Çocugum olacak , torunlarım olacak
Onlar dedelerinin aşkını anlatıyorum zannedecekler
Ama ben seni anlatacağım
İçimdeki o masum , turuncu saçlı kızla senin aşkını anlatacağım
Evet..
Başkaları girdi hayatıma
Başkalarıyla beraber oldum
Sevmeye çalıştım onları
Yapamadım
Başaramadım, zaman seninle durduğu gibi durmadı onlarla
Hep içimde yaşadın
O içimdeki kızla sen evlendin
Tıp ki senin hayalin gibi
Çocuklarımız oldu
Adlarını bile koyduk
Sana itiraf ediyorum işte hatalar yaptım ve bedelini seninle ödedim
Her an her saniye benimlesin , herşey seni hatırlatıyor
karanlıkta bizi görmeye çalışıyorum
Biliyorum artık beni .....
Bak diyemiyorum bile
Bu sana hiç söyleyemediklerim
Dön diyemiyorum ki
Hak etmiyorum çünkü
Beni unutma olur mu ?
Ben unutmayacağım seni
Tam kalbimin içinde yaşıyoruz biz
Çok mutluyuz
Seninle farkında olmadığım o zamanın farkına vardım
İlk tanıştığımız gün gibi oluyor
Film  gibi
Herkes duruyor kimseyi görmüyorum farkına varmıyorum
Seninle her görüştüğümüzde böyle hissediyorum
Beni hep o kız olarak hatırla
O defteri hep oku
Çünkü hala oyle hissediyorum
Hala sonsuzluğu seninle hissediyorum
Sana sevgilim demeyi özledim sevgilim
Sana uzun uzun bakabilmeyi özledim
Hiç ayrılmayacakmışız gibi seni öpmeyi özledim
Zamanın durmasını özledim
Senden bahsedememek çok acı verici
Kendi kendimi öldürüyorum
Ve parçalanıyorum
Olsun biz kavuştuk aslında sevgilim
Tam kalbimde mutlu aşık bir hayat yaşıyoruz
Özgürlüğü beraber yaşıyoruz
Bu sana itiraf edemediklerim işte
Hep dersin ''mutlu olmanı isterim '' diye
Sen mutlu ol diye mutluyum
Sana acı vermek en son istediğim şey
Daima benimle beraber yaşayacaksın
Beni unutma .Çünkü ben seni asla unutmayacağım

Begüm DEMİRCİOĞLU